Türkiye Ortadoğu ve Kürtler

İbrahim MAVİ   24.03.2013

Türkiye Ortadoğu’daki süreçle birlikte değişmeye başlıyor. uzun yıllardan beridir Türkiye Ortadoğu’da önemli bir yer teşkil ediyor. gerek siyasi rolleri bakımından diğer devletlerle ilişkisi gerek ise jeopolitik konumu bakımından ekonomik önemi Türkiye’yi önemli bir noktada tutmaktadır. bu yüzdenden Ortadoğuda gelişen bütün hareketlerin odak noktası Türkiye’dir. özellikle emperyalist devletlerin bu coğrafyadaki uzun vadeli çıkarlarına bakıldığında Türkiye bu coğrafyada onlar için bir nimettir. kendi yanlarına çektikleri zaman bu coğrafyaya da hakimiyet alanını genişletebileceklerini bildiklerinden, Türkiye ile ilişkilerini her daim iyi tutmaktadırlar. yıllardan beridir dost olduklarını vurgulayan Amerika başta olmak üzere, Avrupa birliği ülkeleri de bu dostluğun kendi çıkarlarına olduğunu bilmektedir. ekonomik açıdan bütün hesaplar ortadoğuda yapıldığı için bu çıkarları koruyacak bir ülke olma konumuna gelmiş Türkiye’nin kendi hesapları açısından önemi bir kat daha artmaktadır. bu nedenle gerek ortadoğudaki petroller, su kaynakları ve yeraltı rezervleri bakımından diğer kaynakların bolluğu gözleri ortaduğuya çevirmiştir. bu algı en az birinci dünya savaşından beridir şiddetli bir şekilde sürdürülmektedir. sanayileşmeye ham madde kaynağı olarak görüldüğü gibi, değişen dünya da bu coğrafyaya hakimiyet kurmak da önemlidir. çünkü yıllarca medeniyetlere sahiplik yapmış bu coğrafyanın kaderi kanlı ellerde olmuştur. milyonlarca ölümler petrol olarak, zenginlik olarak sömürge devletlerine geri dönmektedir. bu kanlı tarihin başrollerinde de her zaman İngiltere, Amerika gibi sömürgeci ülkeler gelmektedir. bu nedenle kendi çıkarları göz önüne alındığında amerikanın bu coğrafya da su anda var olma çabası içinde oluşunun destekleyicileri olarak Türkiye ve İsrail görülmektedir.

Bilindiği gibi yıllardan beridir bu coğrafyada çeşitli savaşlar çıkaran ve birçok ülkenin içişlerine karışan Amerika her daim kendi çıkarlarını koruma yoluna gitmiştir ve bunu yaparken her daim İsrail ve Türkiye’yi kullanmıştır.Türkiye buradaki konumu bakımından da özellikle 1950’li yıllardan beridir amerikanın açık pazarı haline gelmiştir. hatta bu ilişki amerikanın çıkarlarının temsilcisi olarak görülmesine neden olmuştur. Türkiye bu bakımdan özellikle Suriye  Irak , İran ve diğer Ortadoğu ülkelerinin sömürülmesinde amerikanın çıkarlarını koruyan büyük bir etkiye sahiptir. yıllardan beridir süregelen savaşların ve ölümlerin tek sebebi amerikanın çıkarlarıdır. ve bu çıkarların tamamına bakıldığında bu gün Ortadoğudaki gelişmeler bu çıkarların sonuçlarını göstermektedir. Türkiye’nin İsrail ile olan ilşkilerine bakıldığında özellikle başbakanın “Davos” çıkışları ve en son olarak “mavi marmara” olayıyla Türkiyeli vatandaşların can kaybına uğraması iki ülke arasındaki ilişkileri zedelemişti ve İsrail bir kez daha insanlık suçu işlemişti. özellikle Filistin karşısında izledikleri zalimce uygulamalara karşı çıkılmasına rağmen bu gün Türkiye İsrail ile olan ilişkilerini zedelememek için bazı adımlar atmaktadır. “Mavi Marmara” baskınından sonra özür dilenmez ise iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileşmeyeceğini vurgulayan Türkiye  uzun zamandan beridir bu ilişkiyi de sürdürmektedir. lakin olayın unutulma aşamasına gelinmesi ve son olarak Suriye deki iç karışıklıklara müdahale eden İsrail ile Türkiye’nin çıkarları iki ülkeyi Amerika nazarında yine bir araya getirmiştir. ve Amerika’nın da isteği ile İ,srail Türkiye’den sembolik bir özür dileme noktasına gelmiştir. özür dilemelerinin tek sebebinin bu gün Suriye’deki çıkarları olduğu bilinmektedir. nitekim ortada olan gelişmeler de bunu göstermektedir. Amerika’nın İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin düzelmesini takdir etmelerinin arka planında Suriye’deki çıkarlar yatmaktadır. özür dilendiğinin ertesi günü İsrail Suriyeyi vurmaya başlamış ve özellikle Amerika ve Türkiye’den de bu noktada destek almıştır.

Ortadoğu iç karışıklıklar ve değişen yeni yüzü ile şekillenmeye başlanmıştır. bu gün bu coğrafyada en önemli aktör olarak Kürtler bu coğrafyada etkin olmaya başlanmıştır. bu etkinlik uzun vadede görülecektir. özellikle Irak, Suriye ve Türkiye’de eş zamanlı olarak gelişen yeni gelişmeler Kürtleri bir kez daha tarih sahnesine çıkarmıştır. özellikle Suriye’de hiç beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan bir Kürt hareketi ve hemen bir bölgeleşmeye gidilmesi, Irak’da Kürtlerin özerk olması ve son gelişmelerle Türkiye’de de Kürt sorununun çözülme noktasına gelinmiş olması tüm bu gelişmElerin tesadüfi olmadığını göstermektedir. tarih yanlışları yargılayarak yeni hamlesini yapmıştır. fakat burada unutulmaması gereken önemli bir nokta, Türkiye’nin bu hamleleri yaparken kendi çıkarlarını Kürtlerle beraber kurması gerektiğidir. çünkü İsrail ile ilişkileri düzeltip Amerikanın peşkeşliğinde diğer ülkelerin içişlerine karışması gelecekte Türkiye’nin de tehlikeye girmesine neden olacaktır. gelecekte Ortadoğunun baş aktörü haline gelmeye aday olan Kürtler gibi durmaktadır. tarihi geçmişe yönelik okumak gerektiği gibi geleceğe yönelik de okumak gerekmektedir. artık dünyanın hakimiyet alanı bu coğrafyalara doğru kaymaktadır. Ortadoğuya hakim olan aynı zaman da dünyada önemli bir noktada da olmaktadır. lakin bu emperyalist ülkelerin işine yaramaktan başka bir role bürünmemektedir. bu nedenle yapılması gereken geleceği iyi okuyup bu süreçte özellikle silahların bırakılması sürecini desteklemektir. bunu yaparken bu günlerden özellikle Amerika ve İsrail ile yakınlaşmamak, Suriye’deki olayları Amerikanın gözüyle bakmamak gerekmektedir. çünkü İsrail ilişkilerini düzelttiği ertesi gün Suriye’yi vurup Türkiye’nin de hiç bir şey olmamış gibi davranması ve aynı şekilde Suriye’nin iç işlerine müdahale etmesi tarihsel olarak yanlış bir noktaya gitmeye zemin hazırlayacaktır. Ortadoğudaki gelişmeleri yakından takip etmek ve bu gelişmeleri de kendi çıkarları doğrultusunda iyi okumak öncelikli olarak Kürtler ile iyi ilişkilerden ve samimi yaklaşımlardan geçmektedir.

Bu noktada ileriye dönük olarak Türkiye’nin demokratik bir süreç izlemesi, anayasal çerçevede bütünleştirici bir yasal zemin hazırlaması ülkeyi bölmekten ziyade bir beton gibi birleştirecektir. tarihteki bütün savaşlara bakıldığında milyonlarca kişinin bile ölmelerine neden olan savaşların bir barış ile sonuçlanması her zaman insanlığın iyiliği için olmuştur. bu gün türkiye’de iki kardeş halk olarak Kürtler ve Türklerin barışa özlemleri olduğu kadar başka bir şeye ihtiyaçları da yoktur. bu nedenle gelinen noktada hem medyanın hem türkiye’deki tüm halkların, siyasi ve akademik zeminde buna katkı sağlayabilecek kişilerin, sivil kuruluşların bu taşın altına elini sokması devletin izleyeceği yol haritasına bağlıdır. özellikle kararlı adımların atıldığı ve newroz 2013 ‘de Abdullah Öcalan’ın çağrısı ile silahlı güçlerin artık bir sona yaklaşılması talebi bu zemini hazırladığı gibi halkları da umutlandırmıştır. PKK bu noktada Abdullah Öcalan’ın sözünü dinlediği gibi yasal zeminde de bunun gerçekleşebileceğine dair izlenimler ortaya koymaktadır. bu yüzden yasal zeminde başka bir ülkenin içişlerine karışmasına gerek kalmadan en kısa zmaanda yasal bir değişiklik yapparak içi dolu adımlar atılmalıdır. bu yasal zeminde Kürtlerin kültürlerini ve dili yaşaması, eğitim ve günlük hayatta bu dili konuşabilmesi, yönetimde ve yasal zeminde söz sahibi olabilmesi için atılacak adımlar sorunun çözümünde önemli katkılar sağlayacaktır. hiç bir kavga ve hiçbir savaş sonsuza dek sürmemiş ve hiçbir halka yarar sağlamamıştır. geçmişte izlenen inkar poltikaları sorunu alevlendirmekten başka bir katkı sağlamamıştır. bu yüzden tarihten ders alıp en kısa zamanda yasal zeminde bir birleşme oluşturulmalıdır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: